Cilt Sağlığı Ve Estetik | sohbet, sohbet odaları sohbet net chat chat odaları chat odası muhabbet muhabbet odaları chat, sohbet, çet, chatsohbet, sohbet odaları, çet odası, sohpet, cet



sampuan markaları

Giris Için Bir Nick Yaziniz :

mehabalar
ben sizlere kullandıgım şampuan markasını anlatmaya çalışacagım
isim vermek istemiyorum reklam olmasın
öncelikle şampuanım nasıl olmalı derseniz hani banyoda kullandıgımızda
hoş kokmalı
kolay yoğunlaşmalı
durulanma anında kolay çıkmalı ( hani bazı sampuanları su döktükçe ve ovaladıkca sanki vucudumuzda yapış yapış bir hal alırya ha işte o :)
saç diplerine işlemeli ve korumalı
tamamen dogal olmalı
bazen sabunla yıkanmak istegini düşündürmemeli
birde bu vucut sampuanları çıkımış ya onuda söyleyeyim isterseniz
bence sabun olayı git gide yok olacak gibi
çok kolay yaa hemen life dök anında başla yıkanmaya
benden bukadar sizlerde kullanıdıgınız sampuanların nasıl bişe oldugunu anlatmak isterseniz buyurun buradan yazmaya başlayın sampuan sitesi

Zona

05 AÄŸustos 2010 Yazan  
Kategori Cilt sağlığı ve estetik

Zoster kelimesi yıllar boyu vücudu saran döküntüleri tarif etmek için kullanılmıştır. Hastalığı tarif etmek için birçok, renkli terim kullanılmıştır; Norveçliler ‘cehennemden güller kemeri’, Danimarkalılar ‘cehennem ateÅŸi’ olarak isimlendirmiÅŸlerdir. Çok aÄŸrılı bir hastalık olduÄŸu için bu isimler son derece uygundur. Herpesvirus varicella tarafından ortaya çıkarılan akut, tek taraflı ve sinir dağılımı üzerinde geliÅŸen veziküllerle (içi su dolu kabarcık) seyreden döküntülü bir hastalık. Genellikle eriÅŸkinlerde (en sık 50 yaÅŸ üstü) ortaya çıkar ve ÅŸiddetli sınır aÄŸrısı yapar. Herpesvirus varicella aynı zamanda çocuklarda yaygın döküntülerle seyreden su çiçeÄŸi hastalığının da âmilidir. Zona arka kök sinir düğümünde sessiz yaÅŸayan virüsün; yaralanma, habis hastalıklar (bilhassa lenfoma) ve röntgen ÅŸuasına mâruz kalma gibi hazırlayıcı faktörlerle aktif hâle geçmesi sonucunda geliÅŸir. Hastalık; ateÅŸ ve kırgınlıkla baÅŸlar. 2-4 gün içinde gövde ve nâdiren kol ve bacaklarda ÅŸiddetli aÄŸrı, kaşıntı ve duyu deÄŸiÅŸiklikleri çıkar. AÄŸrı keskin, künt, yanıcı ve devamlı veya gelip geçici karakterde olabilir ve genellikle 1-4 hafta sürer. BaÅŸlangıçtan iki hafta sonra aÄŸrılı sahalarda sert, küçük (1 cm kadar), kırmızı döküntüler çıkar. Bunlar bir sinir dağılımı üzerinde olduÄŸundan gövdede tek taraflı kemer tarzı veya kol ve bacaklarda yukarıdan aÅŸağı istikâmettedir. Sonra bunların içi saydam sıvı veya irinle dolar. 10 gün içinde kurur ve kabuklanırlar. Sıklıkla iz bırakırlar. Patlarsa çevre lenf bezleri büyür ve bazan gangrene sebep olabilir. Bazan da döküntü bütün vücûda yayılır. YaÅŸlılarda en yaygın görülen komplikasyon olarak postherpetik nevralji (Zona sonrası sinir aÄŸrısı) yıllarca sürebilir. Zona en sık göğüste görülür. Ayrıca boyun, bel ve nâdiren kafa sinirleri tutulabilir. Kafa sinirleri tutulumu daha ağır seyreder ve tek taraflı yüz felci, sağırlık, tad kaybı, görme bozukluÄŸu ortaya çıkabilir. Hastalık genellikle tipik deri döküntüleri çıkmadan teÅŸhis edilemez. Vezikül sıvısında virüs görülmesi teÅŸhis koydurucudur. Tedâvi: Kaşıntı ve sinir aÄŸrısını azaltmak için kalamin losyon, aspirin, kodein kullanılır. Benzoin tentürü de kullanılabilir. SâkinleÅŸtirici verilir. Veziküller patlarsa antibiyotik tedâvisi eklenir. Gözdeki kornea zonasında iodoksiüridin merhemi gibi antiviral ilâç kullanılır. Postherpetik nevralji açısından kortikosteroid tedâvisi yapılır. Elektronik akupunktur cihazı göz aÄŸrısı noktasına tutulur. Hasta çok faydasını görür. Geçmeyen aÄŸrılarda siniri kesmek gerekebilir. Gözde katiyen kortikosteroid kullanılmaz. BaÅŸlıca Nedenleri Zona ile suçiçeÄŸinde etkenin aynı virüs (varicella zoster) olmasına karşın, iki hastalık hastalık birbirinden farklıdır. Zona genellikle orta yaşın üstündeki insanlarda görülür. SuçiçeÄŸi geçirildikten sonra konak sinir hücrelerinde bekleyen virüsün yeniden aktive olması ile ortaya çıkmaktadır. Belirtileri Nelerdir? En çok hissedilen belirti aÄŸrıdır. AÄŸrı genelde kuÅŸak ÅŸeklinde belirli bir hat üzerinde kendini gösterir. İlk belirti genellikle deride bir ya da daha fazla dermatoma uyan bölgede çok ÅŸiddetli aÄŸrı veya uyuÅŸma hissinin duyulmasıdır. Bu aÄŸrı yedi gün devam eder. AÄŸrı geçtikten sonra daha yoÄŸun bir biçimde geri dönebilir; arka planda sürekli bir rahatsızlık vardır ve buna bıçak saplanması tarzında daha kısa süreli ama daha ÅŸiddetli aÄŸrılar eÅŸlik edebilir. Nasıl Tedavi Edilir? Zona viral bir hastalıktır ve tedavisi antiviral ilaçların sistemik uygulanması ile yapılmalıdır. Tedavi ne kadar erken uygulanırsa o kadar etkili olacaktır. Bu nedenle teÅŸhisin çabuk konulması ÅŸarttır. Valasiklovir eÄŸer erken kullanılırsa (döküntülerin ortaya çıkmasını takiben ilk 72 saat içinde), aÄŸrı süresini ve ÅŸiddetini, döküntü süresini ve komplikasyon risklerini azaltır ve iyileÅŸme sürecini hızlandırır.

Vitiligo

04 AÄŸustos 2010 Yazan  
Kategori Cilt sağlığı ve estetik

Yazar: :Uzm.Dr.Sertaç Sever [DiÄŸer Yazılar]Kartal Umut HastanesiDeri ve Zührevi Hastalıkları0 216 488 72 00 – 156 dahili [Konu ile ilgili uzmana soru sorun]

Vitiligo Nedir ?Vitiligo, pigment kaybına bağlı deride beyaz, yama tarzında lekelerle giden bir deri hastalığıdır. Vücudun herhangi bir bölümü etkilenebilir. Sık tutulan alanlar: yüz, dudaklar, eller, kollar, bacaklar, genital bölgeler.


Vitiligo kimlerde görülür?Yüz kişinin 1-2 sinde görülür. Hastalık, genellikle 20 yaştan önce başlar. 1/5 hastanın aile bireylerinde vitiligo vardır. Vitiligolu hastaların çoğunun genel sağlık durumu iyidir.


Vitiligo neden oluşur ?Deri, saç, ve göz rengini belirleyen melanin pigmentidir. Melanosit denilen hücrelerde üretilir. Eğer bu hücreler ölürse veya melanin yapamazsa deri rengi açılır veya tamamen beyaz olur.


Vitiligoya ne neden olur?Vitiligo, deriye renk veren melanosit adındaki hücrelerinin kaybı sonucu  oluÅŸur. Vücudun kendi bağışıklık sistemi melanositleri yıkar. Çünkü vücut cilde renk veren hücreyi zararlı bir madde gibi algılamaktadır.Vitiligo ağır psikolojik stressler sonrası ortaya çıkabilmektedir.(Bir aile ferdinin kaybı,deprem,iÅŸ ve aile hayatındaki ciddi uzun dönemli sorunlar)Vitiligo nasıl geliÅŸir?Hastalığın seyri ve ÅŸiddeti kiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸir. Açık tenli kiÅŸiler, ya vitiligolu alanlar ile normal deri arasındaki renk farkını direkt fark ederler ya da bronzlaÅŸmanın ardından fark edilir. Esmer kiÅŸilerde vitiligo yaz boyunca daha kolay fark edilir. Yaygın vitiligo, bazen tüm vücutta pigment kaybı yapabilir. Ne kadar pigment kaybı olacağını önceden kestirmek zordur. Tipik vitiligo, süt beyazı alanlarla kendini gösterir. Pigment kaybının derecesi her vitiligo plağında farklı olabilir. Vitiligo alanında pigment gölgeleri veya alanın etrafında koyu renkli halka olabilir.Vitiligo, genelde hızlı pigment kaybıyla baÅŸlar. Bu kayıp, bilinmeyen nedenlerden dolayı iÅŸlem duruncaya kadar devam eder. Pigment kaybı dönemlerini, pigmentin deÄŸiÅŸmediÄŸi dönemler takip eder. Bu siklüsler sonsuza kadar devam edebilir.Vitiligo hastalarında deri renginin kendiliÄŸinden geri dönmesi nadirdir. Artık vitiligosu olmayacağına inanan hastalar, aslında tüm pigmentlerini kaybetmiÅŸlerdir ve derilerinde zıtlık yaratan alan kalmamıştır. Vücutlarında tek renk vardır ancak vitiligoları devam eder.


Vitiligo nasıl tedavi edilir?Vitiligoda tedavi süreci uzundur.Aylar sürebilir ve hasta-hekim iletiÅŸiminin iyi olmasını gerektirir. Süreç uzun olduÄŸu için ve tedavi sonucu geç alındığı için hastalar sıklıkla alternatif yöntemlere yönelir ve bunun sonucunda maddi ve manevi maÄŸdur olurlar.Açık renkli kiÅŸilerde bronzlaÅŸmaktan kaçınmak, deride zıtlık oluÅŸmasını önler. Vitiligolu alanın güneÅŸe olan doÄŸal savunması kaybolmuÅŸtur. Bu alanlarda kolaylıkla güneÅŸ yanığı geliÅŸebilir. Bu yüzden, en az 15 faktörlü bir güneÅŸ koruyucu kullanılmalıdır. GüneÅŸten olabildiÄŸince kaçınılmalıdır. Vitiligoyu makyaj ve kamuflajla kapatmak  Vitiligoyu makyaj veya boyalarla örtmek güvenli ve kolay bir yöntemdir. Suya dayanıklı kozmetikler, hemen hemen her deri tipi için mevcuttur. Ayrıca bronzlaÅŸtırıcı bileÅŸikler de mevcuttur. Bunlar, dihidroksi aston denen bir kimyasal madde içerirler ve deriye bronz renk katabilmek için melanositlere gerek duymazlar. Bu ajanlar da yavaÅŸ yavaÅŸ silinirler ve hastalığı iyileÅŸtirmezler. Sadece görünümü düzeltirler. Dövmeler de küçük vitiligo plağında mikropigmentasyonla yardımcı olabilirler. GüneÅŸ koruyucular ve makyajlar tatmin etmezse doktorunuz baÅŸka bir tedavi yöntemi önerebilir. Vitiligoda tedavi, ya normal deri rengine dönüş (repigmentasyon), ya da az miktarda kalmış normal renkteki alanların rengini açmak (depigmentasyon ) ÅŸeklinde olabilir. Repigmentasyon metodlarındaki tedavi baÅŸarısı hastadan hastaya deÄŸiÅŸmektedir.


Repigmentasyon tedavisi (Renk hücrelerini yeniden canlandırmak):

Işık Tedavileri ( Fototerapi )Işık tedavilerinin iki etkisi vardır. Bunlardan birisi renk hücrelerine karşı vücudun geliÅŸtirdiÄŸi saldırıyı zayıflatmak diÄŸeri ise yedekte bulunan renk hücrelerini uyarıp, çoÄŸaltıp vitiligolu alanları kapatmalarını saÄŸlamaktır.Işık tedavilerinde vitiligoda bir problem kabin tedavilerinde vitiligolu alanlar dışındaki normal derinin koyulaÅŸması ve vitiligonun daha çok belirginleÅŸmesidir. Yeni çıkan mikrofototerapi yönteminde ise bu sıkıntı aşılmış ışığın sadece vitiligolu alana verilmesi mümkün olmuÅŸtur.  Dar Band UVB Tedavisi : Vitiligonun tedavisindeki en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Yaygın vitiligosu bulunan hastalarda kabin tedavileriyle, vücudunda bazı bölgelerde bulunanlarda ise yeni çıkan mikrofototerapi yöntemiyle uygulanmaktadır. Tedavi öncesi herhangibir ilaç kullanmaya gerek yoktur. Tedavi sıklıkla haftada 2 veya 3 seans uygulanır. Yan etki olarak nadiren güneÅŸ yanığına benzer kızarıklıklar görülebilmekte bunlar da kısa süre içersinde kaybolmaktadır.Sonuçlar sıklıkla 10-20 seans içersinde alınmaktadır. Bunun nedeni renk hücrelerinin yavaÅŸ Ã§oÄŸalmasıdır. Hastalarımızın tedavi beklentisi uzun vadeli olmalıdır.  PUVA tedavisi: Işık tedavisinden önce psoralen adında bir ilaç kullanılır. Bu ilaç deriyi ışığa duyarlı kılar. Ardından deri, özel bir tip UV ışığına maruz bırakılır. Özel bir tıbbi donanım gerekir. EÄŸer vitiligo sınırlı bir alandaysa UVA tedavisinden önce psoralen sadece deriye uygulanabilir. Ancak genellikle hap olarak ağızdan verilir. PUVA ile tedavide yüz, gövde ve kol ve bacakların gövdeye yakın kısımlarında eski deri renginin kazanılma ihtimali %50-70 tir. El ve ayaklar zayıf cevap verir. Genellikle 1 yıl boyunca haftada 2 kez tedavi gerekir. PUVA’nın güneÅŸ yanığına benzer reaksiyon oluÅŸturmasına sık rastlanır. Uzun dönemde kullanıldığında deride çillenme görülebilir ve deri kanseri riski artar. Psoralen, gözleri de ışığa daha duyarlı kıldığı için UVA bloke edici güneÅŸ gözlüğü günbatımına kadar kullanılmalıdır. Böylelikle katarakt oluÅŸumu riski azalır. PUVA, 12 yaşın altındaki çocuklarda, gebelerde, süt emziren annelerde veya belli bazı durumlarda (ilaç kullanımı, hastalık) uygulanmaz.
İlaç Tedavileri :Topikal kortikosteroid: Kortikosteroid içeren kremler, küçük vitiligolu alanların renginin geri dömesinde etkilidir. Bu yöntem, diğer tedavilerle birlikte de uygulanabilir. Ancak, bu ajanların, deriyi inceltme gibi yan etkiler vardır ve doktor kontrolünde kullanılmalıdırlar. Özellikle yüz bölgesinde kortizon kullanımı cilt inceltici etkisi nedeniyle önerilmez.Pimekrolimus ve Takrolimus: Organ nakillerinde kullanılan ilaçların yeni çıkan merhem haline getirilmiş formlarıdır. Kortizonlarda olduğu gibi cilt inceltici etkileri yoktur. Yüz bölgesinde bu nedenle güvenle kullanılabilirler. Tipik olarak ilk kullanımda acıma ve batma hissi yapabilirler. Çocuklarda çok yaygın lezyonlar kullanılmaları önerilmemektedir.
Cerrahi tedaviler, Vitiligo tedavisinin geleceÄŸiNormal deriden saÄŸlam renk hücresi nakli(Greftleme, Melanosit kültür yöntemler, Re-Cell ve diÄŸerleri)Vitiligonun tedavisinde en çok araÅŸtırılan alanlardan biridir. Normal deri alanından vitiligolu alana renk hücresi transferi sadece belli bazı merkezlerde ve belli bir grup hastada yapılabilir. Bu tedavinin uygulanabileceÄŸi hastalar sıklıkla el ve ayaklarında vitiligosu olan diÄŸer tedavilere dirençli hastalardır. Hastada bu yöntemin uygulanabilmesi için vitiligo birkaç senedir pasif olmalı yani tekrarlamamış olmalıdır.Özellikle Hindistan’da Vitiligo hastalığında bu konuda yoÄŸun araÅŸtırmalar yapılmıştır. El ve ayakta yerleÅŸen vitiligoda bu tedavilerle iyi sonuçlar alınmıştır.

Depigmentasyon tedavisi (SaÄŸlam derinin rengini açmak):Vitiligosu çok yaygın hastalar için en pratik yöntem, kalan pigmente alanın renginin açılıp tüm vücuda aynı rengin kazandırılmasıdır. Bu, hidrokinonların monobenzil eter formu ile saÄŸlanabilir. Bu tedavi yaklaşık bir yıl alır. Sonuç kalıcıdır.Bu tedavi vitiligoda son seçenektir. Dönüşü yoktur. Hastanın deri rengi sıfırlandığından güneÅŸe karşı bir koruyucu kalmamıştır. GüneÅŸ altında ciddi kızarma olabilir. Zamanla bu bölgelerde deri kanseri geliÅŸme riski yükselmiÅŸtir.Türkiye’de bu ilaç bulunmayıp uygun hastalarda dışardan getirtilmektedir.


Çocuklarda vitiligonun tedavisi:Çocuklar yaÅŸ grubu olarak vitiligo tedavilerine daha iyi yanıt vermektedir. Yan etkileri düşünerek en uygun tedavi dermatoloÄŸunuz tarafından belirlenir. Vitiligo tedavi sonrası tekrarlar mı ?Bu ihtimal her zaman vardır çünkü vitiligolu hasta genetik yapısı nedeniyle bu hastalıkla karşılaÅŸmıştır. Özellikle ağır psikolojik stressler (bir aile ferdinin kaybı, deprem,aile ve iÅŸ hayatındaki ciddi sorunlar) vitiligonun tekrarlamasına neden olmaktadır. 


Vitiligonun tedavisinde son bilimsel araÅŸtırmalar :


Özellikle sağlam deriden renk(melanosit) hücrelerinin alınıp vitiligolu alanlara nakli konusunda yoğun araştırmalar yapılmaktadır.Ayrıntılı bilgi için dermatoloğumuza danışabilirsiniz.Diğer vitiligolu hastalarla buluşun, deneyimlerinizi paylaşın : http://www.yalnizdegilim.com/vitiligo-ala-hastal%FD%F0%FD/

Yazar: :Uzm.Dr.Sertaç Sever [DiÄŸer Yazılar]Kartal Umut HastanesiDeri ve Zührevi Hastalıkları0 216 488 72 00 – 156 dahili [Konu ile ilgili uzmana soru sorun]

Varis

03 AÄŸustos 2010 Yazan  
Kategori Cilt sağlığı ve estetik

Varis, toplardamarların duvarlarının zayıflamasına baÄŸlı olarak bu duvarların kalıcı biçimde geniÅŸlemesidir. En sık bacaklarda görülür. EriÅŸkinlerde yüzde 15 oranında bulunur. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.Orta ve büyük yüzey venlerin (kirli kan damarları) uzaması, kıvrılması ve kanla dolarak geniÅŸlemesi (Bkz. Toplardamar). Bu terim aynı zamanda atardamar ve lenfatik damarlardaki benzer anormallikler için de kullanılır. Variköz venler sıklıkla bacaklarda olmakla berâber, çeÅŸitli bölgelerde de meydana gelir. Makat civârındaki variköz venler hemoroid (basur) meydana getirebilir. Hayalarda (Scrotum) meydana gelen varislere varikosel denir. Özofagus (yemek borusu) ve mesâne venlerinde de varis görülebilir. Hemoroid ve özofagus varisi karaciÄŸer portal venindeki basınç artışı sonucunda meydana gelir. Varisler en sık bacaklarda görülür. EriÅŸkin toplumda % 10-17 nispetinde bulunur. Kadınlarda erkeklere göre iki kat fazladır. Bunda muhtemelen hamilelikte venlerdeki kan göllenmesinin etkisi vardır. Varislerin geliÅŸmesinde en önemli faktör irsî olarak ven duvarları ve kapakçıklarının zayıf olmasıdır. Ven kapakçıkları iyi çalışmadığı zaman kan yüzey venlerde toplanır, geniÅŸleme ve kıvrılmalara yol açar. DiÄŸer muhtemel sebepler arasında bacakları uygun olmayan bir biçimde sıkan uzun botlar sayılabilir. (Bacağın alt kısmını boylu boyunca sıkan botlar varis yapmazlar). Büyümüş lenf düğümleri ve kalça tömürleri de varise sebep olabilir. Hâmilelik esnâsında varislerin artmasında hormonal faaliyetlerdeki anormalliÄŸin de rolü düşünülebilir. Varisler nâdiren belirti verirler. İlerleyicidir, ayakta durmakla ÅŸikâyetler artar. Sıklıkla ağırlık hissi, aÄŸrı, kramp veya günün sonunda ayaklarda ÅŸiÅŸme gibi hemen hepsi bacakların yukarı kaldırılmasıyla geçen ÅŸikâyetlere sebep olurlar. Daha ileri vak’alarda; uzun süren venöz yetmezlik, ciltte kararma, cilt, cilt-altı iltihabı gibi venöz staz belirtilerine yol açar. Topuk çevresinde iyileÅŸmeyen yaralar, kan damarlarında pıhtılar olabilir. Venler nâdiren yırtılarak, çevre dokuları kanayabilir. Bütün varislerde ven duvarları sertleÅŸir. Bacak varisleri, elâstik bandaj veya çoraplarla desteklenebilir. Åžikâyet fazla ise, venöz staz belirtilir varsa, yüzey tromboflebit, ani kanama olmuÅŸsa cerrâhî olarak varisler çıkarılır. Toplardamarların geniÅŸlemesi varis olarak adlandırılır. Varis terimi sıklıkla bacaklardaki varisleri belirtmek için kullanılırsa da, vücudun öteki bölgelerinde de görülebilir. Bizim bahsedeceÄŸimiz, bacaklardaki varislerdir. Bacak varisleri Bacak varisleri, yüzeysel toplardamarlarda ortaya çıkar. Bacak toplardamarlarındaki kan dolaşımında yavaÅŸlamaya neden olur. Buna baÄŸlı olarak damar içinde basınç artışı görülür. Hastalığı belirleyen etkenler Varisin nedenini tahmin etmek pek güç deÄŸildir. Toplardamarlar bacaklardaki kirli kanı yukarıya yani kalbe taşıyan damarlardır. Bu geri dönüşü zorlayan zamanlarda ya da bacaklara fazla yük bindiÄŸi durumlarda söz konusu geri dönüş fonksiyonu aksamakta, damarlar geniÅŸlemeye baÅŸlamaktadır. Özellikle toplardamarlar içinde bulunan kapakçıklar bozularak, geri dönüşü bulunmayan yani tıbbi tedavisi mümkün olmayan bir süreç baÅŸlatmaktadır. Nedenleri Uzun süre ayakta durma (polis, hemÅŸire, öğretmen, tezgahtar vb. meslek gruplarında) Hamilelik ya da ÅŸiÅŸmanlık, ağır yük taşıma Irsi faktörler DoÄŸumsal damar bozukluluÄŸu Belirtileri Varis, gözle görülebilen bir hastalıktır. Hastaların hemen hemen hepsi “damarların kabarmaya baÅŸladığı” gibi ÅŸikayetler ile doktora baÅŸvururlar. Gözle görülebilen bu kabarıklık dışında en önemli belirti, özellikle akÅŸama doÄŸru ya da yürüyüş sonrası baÅŸlayan, sıklıkla istirahatle geçen bacak aÄŸrısıdır. Uzun süre ayakta durma, ağır yük taşıma gibi faktörler devam eder ve bir cerraha baÅŸ vurmayıp gerekli önlemlerde alınmazsa, kanama, yara (ülser), renk deÄŸiÅŸikliliÄŸi, kaşıntı gibi ileri dönem belirtileri baÅŸlar. Varisli bacağın görünümü Her ÅŸeyden önce hasta ayakta dururken varisin neden olduÄŸu geniÅŸlemeler daha belirgin görüldüğünden bu pozisyonda muayene edilmelidir. Varisler büklümlü ipler gibi görünür, üzerlerine basıldığında kolaylıkla çöker, aÄŸrısızdır. Üzerlerindeki deride deÄŸiÅŸme yoksa mavimtırak renklidir. Yüzeysel toplardamar dolaşımının baÅŸlıca iki toplardamarı, küçük ve büyük bacak toplardamarı ile bunların yan dalları boyunca kabarıklık izlenir. Varis, çoÄŸu kez olduÄŸu gibi, büyük bacak toplardamarındaysa, ÅŸiÅŸkinlikler bacağın iç yüzünde, dizde ve kalçada; küçük bacak toplardamarındaysa ÅŸiÅŸlik bacağın arka yüzündedir. TeÅŸhis Belirtilerin görüldüğü durumlarda mutlaka bir Genel Cerrahi uzmanına baÅŸvurmak gereklidir. Basit bir muayene ile teÅŸhis konulur. Tedavinin düzenlenmesi açısından mutlaka “venöz doppler ultrasonografi” ya da “venografi” yapılmalıdır. Tedavi Hastanın ÅŸikayet ve istekleri ayrıca hastalığın derecesine göre 3 deÄŸiÅŸik tedavi aÅŸaması vardır: Basınçlı çorap ya da elastik bandaj uygulanması, skleroterapi (yapıştırma seansları) ve ameliyat. Aslında oluÅŸan varisi geçirici tedavi ÅŸekli yani mutlak tedavi ameliyattır. Çorap uygulaması ve medikal tedavi ancak hastalığın ilerlemesini engelleyebilir. Skleroterapi (yani damar içine yapıştırıcı madde enfeksiyonu) sıklıkla baÅŸlangıç dönemlerinde basit kılcal varislerde ya da ameliyat sonrası tedaviyi tamamlamak için uygulanır. Cerrahi giriÅŸim Ameliyat, varisin tek tedavi metodudur. Belden iÄŸne ile uyuÅŸturularak (spinal anestezi) ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ameliyat öncesi mutlaka venöz doppler ultrasonografi ile çıkarılarak damarların yerini tutacak yani görevini üstlenecek diÄŸer damarların saÄŸlam olup olmadığı saptanmalıdır. Toplam ameliyat süresi 1-3 saat arasında deÄŸiÅŸmekte olup, hastalar 1 gün hastanede yatmakta sonra taburcu edilmektedir. Tedavi geciktirildiÄŸinde Uygun ÅŸartlarda ve gerekli tetkikler sonucu yapılan ameliyatın baÅŸarı oranı çok yüksektir. İleri döneme gelmiÅŸ varislerde cerrahi tedavi imkanı ortadan kalkmakta ve hayat boyu bu sevimsiz hastalıkla baÅŸbaÅŸa yaÅŸamak zorunda kalınmaktadır. Bu yüzden erken teÅŸhisin ve ilerlemesini önlemek tedavinin baÅŸlatılmasının önemi büyüktür. Belirgin ve ilerlemiÅŸ hale gelmiÅŸ varislerin ise ameliyat ile temizlenmesi en akılcı çözüm olacaktır. Yoksa ameliyat bile artık çare olamayacaktır. Bilinmesi gerekenler Varisli toplardamarlar kaslarda kramplara yol açar mı? Varisleri olan kiÅŸilerde sıklıkla dokulardaki ÅŸiÅŸmeye baÄŸlı olarak kaslarda kramplar görülebilir; bunlar özellikle toplardamar yetersizliÄŸinin de olduÄŸu durumlarda gözlenir. Bu kramplar esnek bandaj uygulanarak ya da her fırsatta bacakları yükseÄŸe kaldırıp, dinlendirerek hafifletilebilir. Sıklıkla kiÅŸinin bacaklarında bir yorgunluk vardır; kiÅŸi bacaklarının konumunu sürekli deÄŸiÅŸtirmek ister. ÅžiÅŸmanlık ve yaÅŸlılık varisli toplardamarların durumunu daha da ağırlaÅŸtırır mı? ÅžiÅŸmanlık bacaklara daha fazla yük bindirdiÄŸinden varislerin oluÅŸumunu ve var olan varislerin daha da kötüleÅŸmesini kolaylaÅŸtırır. Varisi olan ÅŸiÅŸman kiÅŸilerin yapması gereken ilk iÅŸ fazla kilolarından kurtulmaktır. Böylece bacak toplardamarlarına ve damarlardaki kapakçıklara binen yük hafifler. YaÅŸlılıkta da varis oluÅŸumu ya da var olan varislerin daha da kötüleÅŸmesi kolaylaşır.

Ürtiker (kurdeşen)

02 AÄŸustos 2010 Yazan  
Kategori Cilt sağlığı ve estetik

Toplumda sık görülen rahatsızlıklardan biri olan kurdeÅŸen bazı durumlarda gerçekten hem hasta hem de hekim için sorun yaratan hastalıkların başında gelebilir. Tıp dilinde “ürtiker” diye anılan kurdeÅŸen iki formda olabilir. Bunlardan ilki ÅŸikayetlerin 6 haftadan kısa sürdüğü akut ürtiker; diÄŸeri ise ÅŸikayetlerin 6 haftayı geçtiÄŸi kronik ürtikerdir. Her iki durumda da hastalığın bulguları birbirine benzese de hastalığın oluÅŸum nedenleri açısından belirgin farklar vardır. Hastalığın bulguları arasında kaşıntılı, deriden kabarık, kızarık 0,5cm ila çok büyük ölçülerde deride plaklar bulunur. Bu plakların bazıları birleÅŸme eÄŸilimindedir. Plakların sınırlarını net olarak çizmek herzaman mümkün olmaz. Lezyonlar genellikle birkaç saat içerisinde solar, yerine baÅŸka alanlarda yenileri çıkabilir. Ayrıca bazı ürtiker vakalarına “anjioödem” dediÄŸimiz tablo da eÅŸlik edebilir. Anjioödem genelde göz kapaklarında (genellikle tek taraflı), dudakta, yüzün diÄŸer kısımlarında, kol ve bacaklarda, parmaklarda, genital bölgelerde oluÅŸabilir. Bunlarda da özellikle ÅŸiÅŸlik ön plandadır. Her iki hastalıkta da deriden kabarık olan durumu ortaya çıkaran ÅŸey deri içinde ödem olmasıdır. Anjioödemde derinin alt tabakaları da olaya iÅŸtirak ettiÄŸi için ÅŸiÅŸlik çok ön plandadır. ÅžiÅŸliÄŸe kaşıntıdan ziyade yanma hissi eÅŸlik edebilir. Daha önce de bahsedildiÄŸi gibi 6 haftadan kısa süreli kurdeÅŸen akut ürtiker olarak anılır. Bu hastalıkta neden genellikle allerjidir. Bu allerji de genellikle ağız yolu ile alınan allerjenlerle oluÅŸur. Yani gıdalar ve ilaçlar akut ürtikerdeki en önemli sebeplerdir. Bunun dışında çok nadir de olsa solunum yolu ile alınan bazı allerjenler (örneÄŸin ev tozu akarları) de akut ürtiker yapabilir. Kronik ürtikerin altında ise allerji pek bulunmaz. Bu hastaların ancak %3-5’ inde allerji rol oynayabilirler. Bu allerjenler de genel olarak ağız yolu ile alınan allerjenlerdir (gıdalar…). Bunun dışında bu hastalığın çok deÄŸiÅŸik sebepleri olabilir. Bunlar içerisinde otoimmun hastalıklar (otoimmün tiroidit, sistemik lupus eritematozus vb.), kronik enfeksiyonlar (tuberküloz, bruselloz vb.), fokal enfeksiyonlar (sinüzit, diÅŸ ve diÅŸeti enfeksiyonları vb.), Helikobacter pylori enfeksiyonları, bazen hepatitler, bazen bazı kanser türleri vardır. Bu nedenle bir çok araÅŸtırma yapmak gereklidir. Tüm ayrıntılı araÅŸtırmalara raÄŸmen %60-65 vakada hiçbir neden bulunamayabilir. Bu hastalar da idiyopatik (sebebi bilinmeyen) kronik ürtiker olarak adlandırılır. Hastalarda iyi bir hastalık öyküsü sonrası, allerji testlerini içeren araÅŸtırmalar yanında diÄŸer bahsi geçen hastalıkların araÅŸtırmaları yapılmalıdır. Altta yatan hastalığın tedavisi sonucunda genel olarak ürtiker kendiliÄŸinden geçer ve tekrar etmez. Ancak sebebi bilinmeyen ürtiker hastalarında antiallerjik ilaçlardan faydalanılır. Bu hastalarda kalsik olarak sabahları sedatif olmayan antiallerjikler, akÅŸamları sedatif antiallerjikler ve H2 reseptör blokerleri birlikte kullanılır. H2 reseptör blokerleri asıl itibari ile mide asiditesini azaltmak için kullanılan ilaçlardır. Ancak derideki histamin reseptörlerinin % 20 kadarı H2 tipinde olduÄŸu için bu tür ilaçlar bu hastalarda faydalı olmaktadır. Bunun dışında bunlara cevap vermeyen hastalarda kortizon dahi kullanılabilir. Bunlar dışında ayrıca deÄŸiÅŸik kurdeÅŸen türleri de vardır. AÅŸağıdaki tabloda bu ürtiker tiplerini görmektesiniz: Fiziksel ürtiker Aquajenik ürtiker (su ile temas sonucu oluÅŸan) Kolinerjik ürtiker (terleme, aşırı efor sonucu oluÅŸan) SoÄŸuk ürtikeri (soÄŸuk havada oluÅŸan) Dermografizm (ciltte çizik ile veya kaşınma ile oluÅŸan ürtiker) GecikmiÅŸ basınç ürtikeri Solar ürtiker (güneÅŸ ışınları ile oluÅŸan) Vibratuvar ürtiker (vibrasyon yapan aletlerle oluÅŸan) Herediter ürtiker (ailenin diÄŸer fertlerinde de görülen tip) Ürtikeryal vaskülit (ürtiker plaklarının 24 saatten uzun sebat ettiÄŸi damar iltihabı ile giden tip) DiÄŸerleri. Uzm.Dr.Cengiz Kırmaz tarafından hazırlanmıştır.

Sonraki yazılar »


sohbet