|
|
Ortodontik tedaviler, yani dis dizilimlerindeki ya da alt ve üst çene iliskilerindeki bozukluklarin tellerle düzeltilmesi, büyüme ve gelisme çagini tamamlamis eriskin hastalara da uygulanabilmektedir. Ancak yasin ilerlemesiyle kemik yapisindaki degisikliklere bagli olarak, dislerin hareket ettirilecekleri mesafeler kisalmakta, elde edilen düzeltmelerin ise korunma süreleri uzamaktadir. Arzulanan dis hareketleri ancak dis ve dis etlerinin sagliki oldugu durumlarda söz konusu olabilir. Bu yüzden eriskinlerdeki olumsuz beslenme, bakim aliskanlilari, sistemik hastaliklar, ilaç, alkol, sigara, kullanimi gibi faktörler ortodontik tedavilerin basarisini hatta uygulanmasini engelleyebilmektedir. Bunun disinda, özellikle son zamanlarda çikan yeni ortodontik malzemelerle, eriskin ortodontisinde oldukça yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilmektedir. Dislerin üzerine yapistirilan ve tellerin kuvvetlerini dislere ileten “braket”ler artik hem çok minik üretilebildiklerinden, hem de dis renginde materyallerden yapilabildiklerinden tedavi boyunca hastalarin dis görünümlerinde dikkati çeken bir husus olmamaktadirlar. Kaldi ki özellikle bazi hanim hastalar telleri braketlere tutturan lastikleri özellikle göz alici renklerden seçmeye özen göstermektediler. Eriskinlerde ortodontik tedavilerde yavas gidilmelidir. Disler, yeni konumlarina yolculuga çiktiklarinda, arkalarinda biraktiklari bosluga yeni kemik depolanabilecegi, önlerinde asmalari gereken kemik daglarini eritebilecekleri yeterince zamana sahip olabilmelidirler. Tedavi basinda ve tedavi sirasinda kemigin durumu görüntülenmelidir. Ortodontide tedavilerde “elde etmek” kadar önemli bir husus da “elde edileni koruyabilmek”tir. Bu yüzden özellikle eriskin hastalarda elde edilen güzellik kemik yapisi pekisinceye kadar korunmalidir. Bunun için de son zamanlarda çikan incecik seffaf – disaridan fark edilmeyen plaklar tercih edilmekte ya da dislerin iç taraflarina koruyucu pasif teller yapistirilmaktadir. Ileri yaslarda, dislere yapistirilan minicik braketlerle büyük kemiksel – yani ortopedik degisiklikler beklenmemelidir. Örnegin alt çenenin kafa kaidesine göre çok ileride yer aldigi durumlar daha çok ortodontik cerrahiyi ilgilendirmektedir. En iyi protez insanin kendi dokusu, kendi disidir. Bu yüzden dislerin kesilip küçültülecegi, üzerine porselen kaplamalarin yapilacagi pek çok durumda ortodontik tedavi saglikli bir estetigin imdadina yetismekte, kisiye hayatinin geri kalan kisminda “kendi disleri” ile güzel bir gülümseme, daha saglikli bir çigneme armagan edebilmektedir. Sosyal olarak ise toplumlarin bilgi seviyesi, sahislarin özgüvenleri arttigindan ortodontik tedaviler gittikçe artan bir popülarite ile eriskinlerde yaygin uygulama sahasi bulmaktadir. Dr. Yalçin Ergir Ortodonti Uzmani
Ağız boşluğunu dışarıdan kapayan dudaklar adaleden oluşmuş ve ağız mukozası ile örtülmüştür. Dil ile beraber konuşma fonksiyonunda görev alan dudaklar normalde kapalı durur. Dıştan gelen tez, toprak, sinek v.b. yabancı cisimlerin ağızdan içeriye girmesini dudaklar önlemektedir. Bazı virütik hastalıkların ilk belirtisi dudaklarda meydana gelen herpes veya halk diliyle uçuk dediğimiz yaralardır.Soğuk, rüzgâr, güneş, dudak boyası gibi dış etkenlerle de dudaklarda çatlak ve iltihaplar meydana gelir. Dudak kenarlarında bazı vitaminlerin eksikliğinde beliren çatlak ve kabarcıklara ise perleş (perleche) veya halk dilinde yalama adı verilir. Ağızda ve dudak kenarlarında mantarların neden olduğu enfeksiyonlar da aft denilen hastalıkların belirtisi olarak görülür.
Tam ağız bakımı, herhangi bir ürünün kullanılmasından çok, diş fırçalama ve diş aralarını temizleme tekniklerine dayanır. Anti-plak ya da anti-tartar olarak adlandırılan diş macunlarına fazladan ücret ödemek yerine, doğru teknikleri öğrenerek uygulayın.
Diş fırçalama ve diş aralarını temizleme, diş sorunları başlamadan önce bakterileri ve yiyecek parçalarını temizlemenin en iyi yollarıdır. Diş bakımına, diş aralarınızı günde en az bir kez temizleyerek ve dişlerinizi en az iki kez (sabah ve gece yatmadan önce) fırçalayarak başlayın. Ancak daha da iyisi, her öğün ya da atıştırmadan sonra bir kez fırçalamaktır. Florlu diş macunu, diş fırçası ve diş ipi ile yapılan tam bir temizlik en az 3 ila 5 dakika sürmelidir.
Doğru sıra ise, önce diş aralarını temizlemek, sonra fırçalamaktır. Bu şekilde, diş arasını temizlerken gevşettiğiniz yiyecek parçaları ve bakterileri fırçalayarak temizleyebilirsiniz.
Diş sorunlarını önlemek için, dişlerinizi düzenli olarak fırçalayın ve diş aralarınızı temizleyin. Tüm dişlerinizin dış yüzeyleri ve arka dişlerinizin iç yüzeyleriyle başlayın. Diş fırçanızı yatay olarak tutun, arkaya ve öne sürterek fırçalayın. (A) Daha sonra, üst ve alt ön dişlerinizin iç yüzeylerini temizlemek için dikey olarak fırçalayın (B). Diş fırçanızı hem dişler hem de diş eti üzerinde hareket ettirin. Diş ve diş etlerinizin aralarını temizlemek için, 45 derecelik bir açıyla fırçalayın (ortadaki resim). Mumlanmış ya da mumlanmamış diş ipini her iki elinizin orta parmaklan çevresine dolayın. Alt dişler için (O, diş ipini işaret parmaklarınız çevresine dolayın ve arada kalan bölümü dişleriniz arasına sokun. Sonra, dişinizin altından üstüne doğru yavaşça ileri-geri hareket ettirin. Üst dişler için (D), baş parmak ve işaret parmağını kullanmak en iyi yöntemdir.
————————————–
Diş Arasını Temizleme
En az 45 cm uzunluğunda, mumlanmış ya da mumlanmamış (hangisi sizin için daha rahatsa) bir diş ipi alın ve bunu bir elinizin orta parmağı çevresine dolayın, ipi diğer elinizin orta parmağı çevresinde iki parmak arasında 5 -8 cm uzunluğunda diş ipi kalacak şekilde bir ya da iki kez döndürün .
Üst dişleriniz için, diş ipini bir elinizin baş parmağı ve diğer elinizin işaret parmağı üzerine yerleştirin. Daha iyi ulaşmak için baş parmağınızı kullanarak yanağınızı geri itin . Dişleriniz arasındaki her boşluğa 2,5 cm civarında iplik girsin. Her dişin iki yanınım da ovmak için ipliği sıkıca tutarak yavaşça aşağı-yukarı hareket ettirin.
İp diş eti çizgisine ulaştığında C harfi şeklinde dişinizin etrafında bükün ve yavaşça diş duvarına sürterek aşağı ve yukan hareket ettirin. Diş ipinin kullandığınız parçasını orta parmağınız çevresine dolayın ve böylece yeni, temiz bir bölümle bir sonraki işleme başlayın. Bu işlemi her diş için yineleyin. Alt dişler için, diş ipini işaret parmaklarınız çevresine dolayın ve dişleriniz arasına sokun. Üst taraftaki dişleriniz için açıklanan hareketlerin aynını uygulayın ve işlemi her dişiniz için yineleyin.
Diş ipini ilk kez kullandığınızda diş etlerinizde bir kanama olursa telaşlanmayın. Ancak, diş ipini her kullanışınızda kanama oluyorsa, diş hekiminize başvurun. Sorun, diş ipini yanlış kullanma olabilir. Diş hekiminiz sizin için uygun olan yöntemi gösterebilir.
Diş Fırçalama
Dişinizi fırçalarken, diş fırçasını dişinize yatay olarak tutun. Tüm dişlerin üst ve alt yüzeylerini etkin bir şekilde temizlemek için, kısa fırça darbeleriyle ileri-geri ve yukarı-aşağı hareket ettirin.
Diş etlerinize bitişik yüzeyler için, fırçayı kısa, ileri-geri darbelerle ya da hem dişler hem de diş etleri üzerinde daire çizercesine hareket ettirin. Diş fırçanızı belli bir açıyla tutmak, dişleriniz ve diş etleriniz arasındaki bölümü daha etkin temizlemede yardımcı olacaktır.
Diş hekiminizin kalkülüs olarak adlandırdığı diş taşı yani tartar, tüküriiğünüzdeki minerallerin ve plakların bir ürünüdür. Taş, diş eti iltihabı ve periodontit gibi diş eti hastalıklarının başlıca nedenidir.
TaÅŸ, özellikle diÅŸ eti çizgisinin altında oluÅŸtuÄŸunda en büyük surunu yaratır. TaÅŸ. kireçli ve serttir; temizlenmesi ise güçtür. Düzenli diÅŸ kontrollerinin bir bölümü diÅŸlerinizin ve taÅŸların temizlenmesini içerir. Bu temizleme iÅŸlemi, özellikle diÅŸ eti çizgisinin altındaki taÅŸlar için gratuar ve küret adı verilen aletlerle diÅŸi kazıyarak yapılır, iÅŸlem, rahatsız edicidir ve diÅŸ etlerinizi kanatır. DiÄŸer bir yöntem ise, taÅŸlan temizlemeye yardımcı “lan bir titreÅŸim aleti kullanmaktır.
Şu günlerde, tartar karşı diş macunları için fazlaca reklam yapılmaktadır. Bu diş macunlarının, diş etinin üstündeki dişler üzerinde taş birikmesini azalttığı, iîncak diş eti çizgisinin altındaki taşlar için çoK az etkisi olduğu ya da hiç olmadığı bulunmuştur. Ne yazık ki, diş kaybıyla sonuçlanabilen bir diş eti hastalığı olan periodontite yol açan da, diş etinin altında oluşan taşlardır (tartardır). Tartar kontrollü diş macunlarının estetik bir görünüme etkisi olabilir ve diş hekiminize gittiğinizde dişlerinizin daha iyi temizlenmesine .yardımcı olabilir, ancak gerçek, zararlı taşların oluşmasını önlemekteki yararı çok azdır.
Ayrıca, sigara içmiminin neden olduğu diş lekelerini temizlemek için tasarlanmış özel diş macunları da bulunmaktadır. Biz bu diş macunlarını Önermiyoru2: Diş etleri zaten çekilmiş olan kişiler, diş eti çizjgisi altındaki daha yumuşak tabakaların maruz kalacağı bu tür diş macunlarından zarar görebilirler. Bu tür diş macunları, aynı zamanda dişlerinizin sıcak ya da soğuk yiyeceklere karşı daha da hassaslaşmasına neden olabilir.
Bazı tartara karşı diş macunları üzerinde bulunan uzman kuruluşların onayı, anti-tartar nitelik için değil, diş macununun içerdiği flor için verilmiş bir onaydır.
Hemen hemen hepimiz diş röntgeni çektirmişizdir. Tıbbın diğer alanlarında da olduğu gibi bu röntgenler, hastalık ya da yaranın teşhis edilmesinde kullanılır. Röntgenler çoğunlukla, diş çürükleri, periodontal hastalıktan dolayı kemiğin zarar görmesi, diş apseleri, sıkışmış dişler, çene kemiğinde ve dişte kırılma ile dişler ve çene kemiğindeki diğer bozukluklarının varlığını ve boyutunu teşhis etmekte yararlıdır.
Çürüklere gelince, röntgen özellikle, çürük, dişlerin ya da diş eti çizgisinin arkasına gizlendiğinde, diş minesi sağlıklı gibi dursa da dişteki gösterebilir. Diş hekiminiz, bir sorun olduğundan şüphelenirse, dişinizin bir röntgenini çekebilir.
Diş röntgeni çekmek için kullanılan radyasyon miktarı son derece azdır, işlem ise çok basittir.
Çürüklerin saptanması için, diş hekimlerinin çoğu, aynı röntgen yöntemini kullanırlar. Ağzınızın içine, dişin yanındı küçük bir film yerleştirilir. Siz filmi, filmi sara n kağıdı aşağı doğru ısırarak yerinde tutarsınız Bu arada, röntgen aleti sorunlu dişi hedefler ve röntgen çekilir. Birkaç dakika süren filmin hanyosundan sonra, diş hekiminiz yapılması gerekenleri belirleyebilir.
Özellikle dişlerin tümünün röntgeni, düzenli muayenenin bir parçası olarak değil, yalnızca teşhis amaçlı çekilmelidir. Hiç kimse, gerektiğinden fazla radyasyon almamalıdır. Özel bir amaç için gerekmedikçe, tüm ağzın röntgeni, her beş yılda bir kezden fazla çekilmemelidir. Diş hekiminiz size, çektirmeniz gereken doğru röntgeni önerecektir.
Fazla radyasyona karşı bir önlem olarak, diş hekiminiz size, göğüsten bacağa doğru ön tarafınızı kaplayan bir kurşun önlük giydirebilir. Herkes bu önlüğü giymelidir, ancak bu önlüğü giymek özellikle hamile kadınlar ve emziren anneler için önemlidir.
« Önceki Yazılar — Sonraki yazılar »