Dj-sinomi | sohbet, sohbet odaları sohbet net chat chat odaları chat odası muhabbet muhabbet odaları chat, sohbet, çet, chatsohbet, sohbet odaları, çet odası, sohpet, cet



MASA ÜSTÜ xD

12 Åžubat 2010 Yazan  
Kategori VeHaberler - Sohbet Guncel

Giris Için Bir Nick Yaziniz :

Abi Neyi KutLuyoruz ?? Oyna OLum Oyna xD MarT Ayı GeLiyo xD

06 Åžubat 2010 Yazan  
Kategori VeHaberler - Sohbet Guncel

kedi

Sevdikte Ne oLdu..?! gitti eLLerin oLdu =/ xD

05 Åžubat 2010 Yazan  
Kategori VeHaberler - Sohbet Guncel

kader

SEVGİNİN GÜCÜ

03 Åžubat 2010 Yazan  
Kategori VeHaberler - Sohbet Guncel

SEVGİNİN GÜCÜ


Mavisi yeşiline karışmış, uzun uzun ağaçların
gölgelerini cömertçe sunduğu, türlü türlü böceklerin,
çiçeklerin yaşadığı, insanoğlunun pek az uğradığı
ormanlardan birinde güzel bir göl vardı.
Suyu berrak mı berrak, serin mi serin… Gölün kıyısında
hayat bulmuş boynu bükük papatya, yanıbaşında
o eşsiz büyülü suyun içinde açmış olan, en az kendi
kadar yalnız görünen nilüfer çiçeğine sevdalanmıştı.
Onun görkemli görüntüsünü, saf, masum,
asaletli halini hayranlıkla seyrediyordu her gün.

Nilüfer çiçeği de kayıtsız değildi sevgili
papatyasına karşın. Birbirlerine sevgiyle bakıyorlar,
şarkılar söylüyorlardı birlikte. Yalnızlıklarını
unutuyorlardı ÅŸu koskoca orman içinde…

Tanrım, diyordu papatya içinden kimi kez.
Bu güzelliğin yanında benim yerim nedir ki?
O suyun içinde yaÅŸar bense toprakta…
Elimi uzatsam tutamam bile onu… Oysa
öylesine istiyorum ki onun yanında olmayı…

Ayrı dünyalarda yaÅŸayan iki ayrı çiçek…

- Ey güzel çiçeğim, ey benim nilüferim
seviyorum seni… Lâkin öylesine çaresizim ki…
Sana nasıl ulaÅŸacağımı bile bilmiyorum…
Evet, orada olduÄŸunu bilmek, sesini duymak,
güzelliğini görmek bile yetiyor bana ama
istiyorum ki elini tutayım, güzelliğine dokunayım.
Gel gör ki ben bir papatyayım, sen ise bir nilüfer…

Nilüfer, karşılıksız bırakmadı papatyanın sözlerini:
- Papatyaların en tatlısı, kemandan çıkan müzik aynı
ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır. Sen başkasın,
ben başkayım, sen ordasın, ben buradayım diye yerinme.
Gönül sesine kulak ver yalnız… Bir ÅŸeyi istiyorsan
yürekten iste….Sevgi, aÅŸk, ne büründüğün kıyafeti,
ne makamı, ne mesafeleri ne de baÅŸka bir ÅŸeyi dinler…
Onun fermanı okunmaya başladımı her şey susar.
Her ÅŸey çaresiz kalır… Sevgi söz konusu olduÄŸunda
kişi kendi dışındaki güçlerin insafına kalmaz.
Çünkü; kendisi de güçlü bir varlık haline gelir.
Ruhunun derinliklerinden gelen bu ezgi güçlenmeye
baÅŸladıkça kayıtsız kalamaz buna tüm evren…
Sen ki benim güzelliğime, aşkınla güzellik katmakta,
yalnızlığımı örtbas etmektesin. Benim ve kendinin
varolduğumu ispatlamaktasın dünyaya.

Åžimdi kapat gözlerini sımsıkı…
Sıyrıl tüm düşüncelerinden…
Yalnızca ama yalnızca beni düşle…
Yanımda olduğunu, gölün sularında
elimi tuttuÄŸunu hayal et… İste beni…
Göreceksin ki sevginin aşamayacağı engel yoktur!

Papatya, nilüferin dediğini yaptı. Yalnızca ama
yalnızca onun hayalini doldurdu tüm benliğine.
Kendini güzeller güzeli çiçeğinin
yanında farzetti. İstedi… İstedi…

- Aç gözlerini!, dedi nilüfer.
Papatya şaşkınlık içindeydi gözlerini açtığında.
Sevgili çiçeğinin yanında,
gölün suları içinde bir nilüfer çiçeÄŸiydi artık o da…

Sevmek…
İstemek…
Hayal etmek…
İnanmak…

Olmayacak ÅŸey yoktur!
EÄŸer ki; bu duygulara sahipseniz…

ADA

03 Åžubat 2010 Yazan  
Kategori VeHaberler - Sohbet Guncel

ADA

Bir zamanlar, bütün duyguların
üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve
tüm diğerleri, Aşk dahil.
züntü yakınlardaymış
ve Aşk, yardım istemiş:
“Üzüntü, seninle geleyim…”
“Off, AÅŸk, o kadar üzgünüm ki,
yalnız kalmaya ihtiyacım var.”
Mutluluk da AÅŸk’ın yanından geçmiÅŸ
ama o kadar mutluymuÅŸ ki,
AÅŸk’ın çaÄŸrısını duymamış.
AÅŸk, birden bir ses duymuÅŸ:
“Gel AÅŸk! Seni yanıma alacağım…”
Bu AÅŸk’tan daha yaÅŸlıca birisiymiÅŸ.
Aşk o kadar şanslı ve
mutlu hissetmiÅŸ ki kendini
onu yanına alanın kim olduğunu
öğrenmeyi akıl edememiş.

Bir gün, adanın batmakta olduğu,
duygulara haber verilmiÅŸ.
Bunun üzerine hepsi,
adayı terketmek için
sandallarını hazırlamışlar.
AÅŸk, adada en sona kalan duygu olmuÅŸ.
Çünkü, mümkün olan en son ana
kadar beklemek istemiÅŸ.
Ada neredeyse battığı zaman,
Aşk, yardım istemeye karar vermiş.
Zenginlik,
çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş.
AÅŸk,
“Zenginlik, beni de yanına alır mısın?”
diye sormuÅŸ.
Zenginlik,
“Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın
ve gümüş var, senin için yer yok.” demiÅŸ.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki
Kibir’den yardım istemiÅŸ.
“Kibir, lütfen bana yardım et!”
“Sana yardım edemem AÅŸk.
Sırılsıklamsın
ve yelkenlimi mahvedebilirsin.”
diye cevap vermiÅŸ Kibir.
Ü

Yeni bir kara parçasına vardıklarında,
AÅŸk’a yardım eden, yoluna devam etmiÅŸ.
Ona ne kadar borçlu olduğunu
farkeden AÅŸk, Bilgi’ye sormuÅŸ:
“Bana yardım eden kimdi?”
“O, Zaman’dı” diye cevap vermiÅŸ Bilgi.
“Zaman mı?
Neden bana yardım etti ki?”
diye sormuÅŸ AÅŸk.
Bilgi gülümsemiş:
“Çünkü sadece Zaman AÅŸk’ın ne kadar
büyük olduÄŸunu anlayabilir…”

Sonraki yazılar »


sohbet