|
|
Saç Biti Nedir? Saç bitleri insan saçında yaÅŸayan ve üreyen çok küçük , kanatsız, günde 2-8 kez kan emerek beslenen gri böceklerdir. Sirke denilen yumurtaları görmek bitin kendisini görmekten daha kolaydır ve genellikle enseye yakın, kulakların arkasında ve başın arkasında saç tellerine tutunmuÅŸ halde bulunurlar. Sirkeler kir veya kepek gibi yıkanarak temizlenemezler. Önce etkili bir ürün ile öldürülmeli, sonra bu amaç için yapılmış ürünün kutusundan çıkacak olan özel bir tarak ile saçtan temizlenmelidir. Saç biti insan vücudu dışında yalnızca 48 saat yaÅŸayabilir ve evcil hayvanlar üzerinde yaÅŸayamaz. Sirkeler ise insan vücudu dışında kumaÅŸ ve battaniye üzerinde 10-15 gün canlı kalabilirler. Nasıl Bulaşır? Bitlenmenin yaygın olarak düşünüldüğü gibi pislikle bir ilgisi yoktur; aslında bit temiz, saÄŸlıklı saçı, kirli saça tercih eder. YetiÅŸkin ya da çocuk, herkes bitlenebilir. En yaygın belirtisi, başın ve ensenin ÅŸiddetle kaşınmasıdır. Saç biti son derece bulaşıcıdır. Tarak, fırça, eÅŸarp, yastık, ÅŸapka ve tüylü oyuncaklar gibi paylaşılan kiÅŸisel eÅŸyalar ile yayılırlar. Tekrarlanan salgın riskini azaltmak için bu eÅŸyaları paylaÅŸmaktan kaçınılmalıdır. BitlendiÄŸimizi Nasıl Anlarız? Bitlenmeyi gösteren ilk ipucu sık sık kafa derisinin kaşınmasıdır. Biti tespit etmek ve yayılmasını engellemek amacıyla, ensenin arka kısmındaki ve kulak arkasındaki saçlar dikkatle incelenmelidir. Bitler ışıktan kaçtıkları için, yalnızca saç kılına yapışmış küçük beyazımsı, oval yumurtaları (sirkeleri) görebilirsiniz. Bit ve bitlenme dünyanın her tarafında yaygındır ve çok eski çaÄŸlardan beri, milyonlarca yıldır varolduÄŸu düşünülmektedir. Bitlerin geçmiÅŸi insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. İnsanlarda yaÅŸayan bitlerin bugüne kalan en eski örnekleri 4000 yıllık mumyalarda bulunmaktadır. Bitle İlgili Bunları Biliyor musunuz? OrtaçaÄŸda bitlere ‘yoksulluÄŸun incileri’ denirdi. Canterbury baÅŸpiskoposu Aziz Thomas, öldüğünde üzerinde bit kaynaÅŸtığı için çok yüksek mertebeden bir aziz olarak bilinir. İnsanlık birçok hastalığın bitlerle bulaÅŸtığını çok geç öğrendi. Bit yoluyla geçen bit tifüsü Trablusgarp Harbi, Balkan Harbi ve 1. Dünya Savaşı’nda Türk orduları için büyük zorluklar yaÅŸatmıştı. OrtaçaÄŸ’da İsveç’in Hurdenburg kentinde belediye baÅŸkanı seçimlerinde adaylar bir masanın etrafına oturur, sakallarını masaya deÄŸdirirler, ortaya konan bitin yöneldiÄŸi sakalın sahibi aday o yıl belediye baÅŸkanı seçilirdi. 4000 yıllık mumyalarda bitlere rastlanmıştır.TedaviTıbbi Saç Kremi Nasıl Kullanılır? Saç normal bir ÅŸampuanla yıkanır. Durulanır. Havlu ile kurulanır. Tıbbi saç kremi çalkalanır. OÄŸuÅŸturarak kremin saça iyice nüfus etmesi saÄŸlanacak ÅŸekilde uygulanır. (Özellikle ense ve kulak arkalarına dikkat edilerek.) 10 dakika saçlar kremli olarak beklenir. Bol su ile durulanarak kurutulur. İlaçlar saç biti ve sirkelerini öldürür. Fakat ölü bit ve yumurtalar saç telleri arasında kalır. Bunlar ince uçlu bir tarak veya elle özenle temizlenmelidir.Bitten kurtulduk, peki nasıl korunacağız? Ailenin her ferdi kontrol edilmeli. Ailenin diÄŸer fertlerinde bite ya da sirkeye rastlayabilirsiniz. Bu durumda etkili bir bit ilacı olan Zalvor onlara da uygulanmalı. Giysiler, çarÅŸaflar ve havlular sıcak su ile yıkanmalı. Taraklar, fırçalar vs. sıcak suda bekletilmeli. Tüm ev ve araba elektrik süpürgesi ile temizlenmeli. Yıkanmayan eÅŸyalar 2 hafta süreyle bir poÅŸetin içinde hava almayacak ÅŸekilde bekletilmeli. Bu süre sirkelerin ölmeleri açısından önemlidir. Sirkeler insan vücudu dışında 10-15 gün canlı kalabilirler.
Beyin kanamalarını iki ana gurupta inceleyebiliriz. BEYİN İÇİNE OLAN KANAMALAR: Beyini besleyen damarların cidarının yırtılması sonucu,kanın beyin içine sızması ve beyin dokusunu tahrip etmesidir. Beyin damarları yaÅŸ ilerledikçe yıpranırlar ve elastiki özelliklerini kaybederler.Bu nedenle özellikle tansiyon yüksekliÄŸi olan yaÅŸlı insanlarda sıklıkla yırtılarak beyin kanamaları oluÅŸtururlar.Hastaların bir tarafları felç olur.Ayak ve el (tutulan tarafda) tamamen veya kısmen felç olur.Ayrıca konuÅŸma merkezinin tutulduÄŸu durumlarda hasta konuÅŸamaz. Genç yaÅŸlarda beyin damarlarının cidarının zayıflaması sonucunda balonlaÅŸması ve bu balonlaÅŸan kısmın yırtılması neticesinde beyin kanaması oluÅŸabilir.Damarlarda oluÅŸan bu balonlara “ANEVRİZMA” adı verilir. Anevrizma rüptürü, yani anevrizma yırtılması her yaÅŸta görülebilir. Önceden tespit edilmeleri mümkün deÄŸildir. Hastanın hiç bir ÅŸikayeti olmaz. Ani bir zorlanma,heyecanlanma ile balonlaÅŸan damar yırtılabilir. 1. Beyin içine olan kanamalar 2. Beyin dışına olan kanamalar Sanatçı Ebru GündeÅŸ’in kameralar önünde hastalanmasını hatırlarsınız. Anevrizma yırtılması ve oluÅŸan beyin kanaması sanatçıyı anında komaya soktu. Yaşı 40 civarında olanlar hatırlarlar. Türk sinemasının kralı Ayhan Işık’da yine anevrizma kanaması sonucunda vefat etmiÅŸti. Anevrizma kanamaları aniden oluÅŸur ve hastaların büyük çoÄŸunluÄŸu komaya girerler. Tedavi ameliyatdır. Ameliyat ile balonlaÅŸan ve yırtılan damar baÄŸlanır. Çok ince,hassas bir ameliyat olup,ancak büyük merkezlerde,bu iÅŸler için özel eÄŸitim almış beyin cerrahisi uzmanları tarafından yapılırlar. BEYİN DIÅžINA OLAN KANAMALAR: Genelde travmalar sonucunda oluÅŸurlar. Beyinin üzerinde DURAMATER denen bir zar vardır. Bu zarın üstünde bulunan damarlar travma neticesinde kırılan veya çatlayan kafatası kemiklerinin zedelemesi ile kanama yapabilirler. OluÅŸan kanama beyin zarı duramater ile kafatası kemikleri arasında birikir ve beyinin sıkışmasına neden olur. Ameliyat edilmezse beyin ölümü husule gelir ve hasta ölür. Bu kanamalara EPİDURAL HEMATOM adı verilir. Åžiddetli travmalarda beynin üzerindeki damarlarda zedelenebilir. Bu damarlardan sızan kan duramater (Beyin zarı) altında birikerek yine beyinin sıkışmasına neden olur.Bu kanamalara SUBDURAL HEMATOM adı verilir. Ayrıca beynin üzerini örten çok ince bir zar olan araknoid zarın altına doÄŸru da kanama olabilir. Bu tür kanamalarada SUBARAKNOİD KANAMA adı verildir. Kafa travmalarından sonra özellikle hastalar 24 saat müşahade altında tutulurlar.Bunun sebebi;beyin içinde baÅŸlayan bir kanama ilk baÅŸlarda belirti vermeyebilir.Ancak ilerleyen saatlerde kanamanın artması ve beyine baskı yapması sonucunda hasta komaya girebilir.Bu nedenle kafa darbelerinden sonra 24 saat hastanede gözlem altında tutulurlar. hastanız kazadan sonra ilerleyen saatlerde kusmaya baÅŸlarsa ve dalgınlaşırsa vakit geçirmeden acil servise müracaat ediniz.. TEDAVİ: Bu bölümde daha ziyade kazalar sonucu oluÅŸan beyin kanamalarını anlatacağım. Bazen hastaların ufak tefek aÄŸrılar dışında hiç bir ÅŸikayeti yoktur. Hastahaneye yatmayı kabul bile etmezler. Ancak gecenin bir saatinde koma halinde geriye dönen hastalarımız vardır
Apgar testi, doğumdan 1 dakika sonra uygulanan ve 5 dakikalık aralarla tekrarlanan, bebeğin genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla yapılan bir testtir. Apgar testi sonucunda elde edilen skor, bebeğin soluk alıp vermesine ilişkin olarak herhangi bir acil tedbir alınıp alınmayacağının da göstergesidir. Test, şu konularda yapılır:
Kalp atışı, solunum yeterliği, kas yapısı, burun deliğine konan içi boş bir tüpe (kateter) tepki ve cilt rengi.
10 puanlık bir skor bebeğin mümkün olabilecek en iyi durumda olduğunu gösterir. Bu durumda, kalp atışı dakikada 100 den fazladır; bebek iyi soluk alıp vermekte ve ağlamaktadır; aktiftir, burun deliklerinden birine kateter sokulduğunda hapşırır ve öksürür; cilt rengi, elleri ve ayakları da dahil olmak üzere, tamamen pembedir.
Skorun 0 ila 4 arasında gerçekleşmesi durumunda bebeğin kalp atışı yavaştır ya da az duyulur ve cilt rengi, soluk ya da mavidir; refleks tepkisi yoktur ya da hafiftir.
Çoğu bebekler 7 ila 9 puan arasında bir skor ortaya koyarlar ve soluk almalarını engeleyen mukozanın temizlenmesinden başka bir müdahale gerektirmezler.
Doğumdan sonraki birinci dakikada 4 ya da daha az puan içeren bir skor kaydedilen bebekler soluk alıp vermelerini sağlamak için acil yardıma gereksinim duyarlar. Bu test sonuçlarından daha ileri düzeyde sonuçlar çıkarılamaz: Apgar testi skoru, çocuğun gelecekteki gelişme ve zekâsının bir göstergesi olamaz.
Lateks Nedir? Lateks, Hevea brasiliensis isimli kauçuk aÄŸacının sütlü özsuyudur. Bugün için lastik içerikli bir çok üründe bulunmaktadır. Lateks Alerjisi Nedir? Alerjik yapılı kiÅŸilerde oluÅŸan bir reaksiyondur. KiÅŸilerin deri veya mukozaları (özellikle göz, burun, akciÄŸerler, ağız, anüs ve vajen) bu madde ile karşılaÅŸtığında vücutta histamin gibi bazı kimyasallar açığa çıkar ve çeÅŸitli reaksiyonlara neden olur. EÄŸer bir kiÅŸinin latekse karşı alerjisi varsa diÄŸer lastik ürünlerine de alerjisi olur. Çünkü bu ürünlerin çoÄŸu lateks içerir. Lateks Alerjisinde Hangi Tür Reaksiyonlar Görülür? Lateks alerjisi bulguları diÄŸer alerji bulguları gibidir. Hafif vakalarda deriye temas halinde kırmızılık, ÅŸiÅŸlik ve kaşıntı olur. Daha ağır vakalarda deride çatlamalar oluÅŸur. Ayrıca temas halinde temas yerinde ve/veya tüm vücutta kurdeÅŸen oluÅŸabilir. Lateksin mukozaya kontağı ile daha ciddi reaksiyonlar oluÅŸabilir. Bu daha çok havayollarına temas ile oluÅŸur. Lateksin hava yolları ile teması genellikle cerrahi eldivenlerdeki pudraya yapışmış lateks parçacıklarının solunması ile olur. Hafif bulgular olarak gözlerde kızarık, kaşıntı ve sulanma, hapşırma, burun akması olur. Daha ağır bulgular olarak, göğüste sıkışma ve nefes almada zorlukla kendini gösteren astım oluÅŸur. Lakteksten yapılmış balonların ÅŸiÅŸirilmesi ya da patlaması da yüzde ciddi ÅŸiÅŸmelere neden olabilir. Lateksten yapılan kondomlar (prezervatif) da duyarlı erkek ve kadınlarda kaşınma ve ÅŸiÅŸlik gibi benzer bulgulara neden olabilir. Çok daha ciddi olan ve hayatı tehdit eden reaksiyon “anafilaksi” olarak adlandırılır. Bu durumda lateks ile karşılaÅŸan kiÅŸide kan basıncı düşmesi, nefes darlığı geliÅŸir. Bu tür reaksiyonlar kadın doÄŸum muayeneleri, doÄŸum, ameliyat, veya diÅŸ operasyonları esnasında olabilir. Latekse Karşı Alerjiksem Nasıl Anlarım? Lateks alerjisi sıklıkla ÅŸu iki tip kiÅŸide oluÅŸur: 1. Ailesinde alerji hikayesi olan kiÅŸiler, 2. Lateks ile sık teması olan kiÅŸiler. Lateks ile sık karşılaÅŸan kiÅŸiler ÅŸunlardır: Sipina bifida veya idrar yolları anormalliÄŸi olan çocuklar, çok fazla cerrahi operasyon geçiren eriÅŸkinler, Lastik endüstrisinde çalışan kiÅŸiler, saÄŸlık çalışanları. Bunun dışında egzeması olanlar, muz, kestane, avokado yediÄŸinde ağızında kaşıntı olanlar, daha önce sebebi bilinmeyen anafilaksi geçiren kiÅŸilerde de lateks alerjisi riski vardır. EÄŸer sizde bu risk faktörleri varsa ve/veya lateks ürünleri kullandığınızda alerjik reaksiyonlarınız oluyorsa latekse karşı alerjiksiniz demektir. Risk Faktörlerini Taşıyorsam ve/veya Lateks Alerjisi Bulgularım Varsa Ne Yapmalıyım? EÄŸer herhangi bir risk faktörü taşıyorsanız veya lateks alerjisi bulgularınız varsa hekiminize baÅŸ vurmalısınız. Lateks deri testi ve/veya RAST testi ile lateks alerjisi varlığı doÄŸrulanmalıdır. Alerji tanısı koymada yalnızca deri testi oldukça yeterlidir. Alerjik KiÅŸilerin Tedavisi: Hafif alerjik bulgular diÄŸer tüm alerjiler gibi tedavi edilirler. Antihistaminikler, kortizonlar ve/veya bronÅŸ geniÅŸleticiler lateks alerjisi için en çok kullanılan ilaçlardır. Åžu anda lateks alerjisini tamamen iyileÅŸtirecek ya da korunma saÄŸlayacak ne bir aşı tedavisi ne de ilaç tedavisi yoktur. Lateks alerjisi olan kiÅŸilerin bu maddeye karşı alerjilerinin olduÄŸunu bilmesi çok önemlidir. EÄŸer bu kiÅŸilerde anafilaktik reaksiyon gibi ağır reaksiyon bulguları varsa hemen acil servise baÅŸ vurmalıdırlar. Lateks alerjisi oluan kiÅŸilere ÅŸunlar önerilebilir: Lateks içeren ürünlerden sakınınız, Alerjiniz olduÄŸunu belirten bir künye ya da bilezik takınız, Tüm hekimlerinize diÅŸ hekiminize lateks alerjiniz olduÄŸunu belirtiniz, Yukarıdaki belirtileri ÅŸiddetli olarak geçirmiÅŸ kiÅŸilerin yanında her zaman EpiPen taşıması gereklidir. Epipen kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceÄŸiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik ÅŸokta kullanılan en önemli ilaçtır. Size yapılacak tıbbi bir giriÅŸimde kullanılmak üzere yanınızda lateks içermeyen bir eldiven bulundurunuz.
ÇOCUKLARDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI
Çocuklarda ağız ve diş hastalıklarının tedavileri koruyucu diş hekimliğinin temelini oluşturmaktadır. Süt dişi dizisi ( 6 ay-3 yaş ) ve bunu izleyen karma diş dizisi ( 6-12 yaş ), gelişimin en aktif olduğu döneme rastlar. Bundan dolayı, kısa süreli dişler olmaları nedeniyle süt dişi hastalıklarının önemsenmemesini büyük bir yanılgı olarak düşünmek gerekir.
İlk diş hekimi ziyareti hangi yaşta olmalı?
Anne babalara çocuklarını bütün süt dişleri ağızda görülünce diş hekimine getirmeleri gerektiğini söylemekteyiz.
Neden bu kadar erken?
Çünkü çocuğunuzun hayatı boyunca devam edecek olan diş hekimliği uygulamaları bu yaşlarda başlamaktadır.
Çocukların dişleri niye çürüyor?
Süt dişleri daimi dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürüğe daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.
Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olduğunda fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.
Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynlerinin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.
Beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.
ÇÜRÜK OLUŞUMU ENGELLENEBİLİR Mİ?
Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilemedi, ancak çürük sayısını azaltmaya yönelik malzemeler günümüzde kullanılmaktadır.
Fissür örtücüler : Azı dişlerinin çiğnemeye yüzeyinde fissür denilen küçük çukurcuklar vardır. Fissür örtücü malzemeyle çukurcukların üzeri kapatılıp; o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürüğün başlaması önlenir. Bu işlem 6 yaşından itibaren kalıcı azı ve küçük azı dişlerine uygulanabilir.
Fluor uygulaması : Çürüğü engellemenin başka bir yolu da çürüğe karşı direnci arttırmaktır. Dişlere yüzeysel fluor uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.
Diş fırçalama : Anne ve babalardan en sıklıkla duyduğumuz yakınma çocuklarının diş fırçalamadığıdır. Çocukların ileriki yaşlarda bu alışkanlığı sürdürmesinin en kolay ve etkili yöntemi erken yaşlarda diş fırçalamaya başlanmasıdır.
Çocuklar için nasıl bir diş fırçası ve diş macunu seçilmeli?
Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Şu an piyasada çocuklar için özel hazırlanmış fırça ve macunlar bulunmaktadır. Çocuklar diş macununun tadını çok severler ve fırçalama esnasında yutarlar. Bu nedenle 3 yaşından küçük çocuklarda diş macunu kullanılmaması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Miktarını ise bir nohut büyüklüğü kadar diyerek tarif edebiliriz.
Çocuklarınıza diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması için işte size birkaç öneri:
Dişlerini fırçalarken ayrı bir diş fırçası ile siz de kendi dişlerinizi fırçalayın. Ona birkaç tane diş fırçası ve diş macunu alın. Bu fırça ve macunlar farklı renkte ve değişik çizgi roman kahramanlarının olduğu fırça ve macun olsun. Her seferinde başka bir ikili seçmesini sağlayın. Bu seçim onun diş fırçalama isteğini ve motivasyonunu artıracaktır.
Önce kendisinin dişlerini fırçalamasını bekleyin, sonra siz onun oda sizin dişlerinizi fırçalasın.
Evde mutlaka diş fırçalama panosu oluşturun ve her fırçalamadan sonra pano üzerinde işaretleme yapın.
Banyoya bir kum saati yerleştirin ve her fırçalamada kum saatini ters çevirerek zaman tutun yaklaşık 2 dakikalık diş fırçalama yeterli olacaktır.
Unutmayın ki çocuğunuzun diş çürüğü hakkında hiçbir bilgisi yoktur.Ona yapışkan özelliği olan şeker, çikolata, bisküvi yedirin ve aynada dişlerinin üzerine nasıl yapıştığını gösterin. Daha sonra dişlerini fırçalatın ve dişlerinin ne kadar güzel, temiz ve beyaz olduğunu ona aynada gösterin.
Düzenli diş fırçalama ve diş hekimi tarafından uygulanan koruyucu yaklaşımlar ileride oluşabilecek diş problemlerinin önlenmesinde büyük rol oynayacaktır.
Kaynak: www.florence.com.tr
Sonraki yazılar »